SORU BAKMA / ÇÖZME / ÇALIŞMA


1997 yılından sonra yapılan sınavlar incelendiğinde; 200 sorudan, yaklaşık 40-50 kolay, 130-140 çalışanın yapabileceği tipte, 10-15 tane ise yanlış düzenlenmiş veya zor soru olduğu görülmektedir.

İstediğiniz tercihe girebilmek için yeterince mantıklı soru bulunmaktadır, obsesif bir şekilde her ayrıntının sorulabileceğini düşünerek çalışmak, işin içinden çıkılmaz bir duruma yol açar.

Soru bakma

Konu ile ilgili algoritma yapılmalıdır. Ders çalışmaya başlamadan önce hangi konuların ve hangi bölümlerinin daha önemli olduğu anlamak amacıyla, sorular ve şıkları okunmalıdır.

Soru çözme

Konu çalışmasından sonra, özellikle tekrar etmek ve önemli olan konuların bir kez daha hatırlanması amacıyla yapılmalıdır. Soru, şıkları seçenekler kapatarak okunmalı, daha sonra tüm seçenekler okunarak, doğru olan seçenek bulunmaya çalışılmalıdır.

Soru çalışma

Özellikle konu çalışmasının üzerinden, bir hafta ve daha uzun süre geçtikten sonra yapılmalıdır. Hem tekrar etmek, hem de öğrenmek için son derece faydalıdır.

Bu amaçla
  • Sorular, seçenekler kapatılarak okunmalı, ilk etapta seçeneklere bakılmamalı ve sorulan konu ile ilgili en önemli bilgiler hatırlanmaya çalışılmalıdır. Şayet hatırlamakta güçlük çekiliyorsa, ilgili not okunmalıdır.

  • Tüm seçenekler birer birer okunmalı, her seçeneğin üzerinde durulmalı ve neden o seçeneğin doğru/yanlış olduğu irdelenmelidir.

Soruları Doğru Anlamak

Bir test sınavında sorular en kolaydan en zora kadar geniş bir spektrum içinde sorulur. Normal bir TUS sınavında, sınava giren herkesin en az 100 soruyu doğru cevaplandırabileceği, seçici soruların 101-150. sorular olacağı, "eleyici ve yerleştirici" soruların da en zor kısımda yer alan 50 soru olduğu rahatlıkla varsayılabilir. Yani çok kolay sorular olduğu gibi çok zor sorular da vardır, kolay soruları herkes yaptığı için bir kolay sorudan kazanılan puan çok düşüktür, aksine doğru yapılan bir zor soru, çok daha yüksek puan getirebilir. Buradan şu sonuç çıkarılabilir: aynı sayıda net yapan iki kişinin puanları aynı olmayacağı gibi, aralarında 10 puana yakın ciddi farklarda olabilir.

Önemli olan zor soruları doğru yapmaktır.

Test sınavı seçici ve eleyici bir sınav olduğu için sadece bilgiyi ölçmemekte, aynı zamanda sınav esnasındaki dikkat ve konsantrasyonu da ölçmektedir. Bu sebeple soruların bir kısmında soru cümlesine ya da şıklara ve dizilişine önemli ve ilk bakışta farkedilemeyen bazı "çelmeler" konulmaktadır. Bu çelmeleri farketmek ve takılmamak ancak belli bilimsel ve teknik kurallara dikkatle uymakla mümkündür.

Yani sadece "çalışarak bilmek" yetmemekte, çelmelere takılmadan "Soruyu doğru anlamak" ve "şıkları çok iyi analiz etmek" gerekmektedir. Yapılan istatistikler test sınavlarında insanların doğru bilgiyi bildikleri halde soruların %12-20'sini soruyu doğru anlamadığından ve şıkları çok iyi analiz etmediğinden yanlış cevaplandırdığını göstermektedir. Şimdi "Soruyu doğru anlamak" için temel stratejilere ve çelme noktalarına detaylıca göz atalım.
Soruyu doğru anlamak için şunlara dikkat etmelisiniz:
  • Soruyu Sondan Okumaya Başlayın


  • Soru aslında soru cümlesiyle başlar.
    Bu şu demektir:
    Genellikle çelmeleyici kelimeler soru cümlesinin sonuna konur. Bu yüzden siz de önce sorunun sonuna bakıp sorunun olumlu mu olumsuz mu olduğunu anlayın. En ciddi yanılma noktası burasıdır. Sonra sorunun başına dönüp soruyu okumaya başlayın.

    Örnek Soru: Aşağıdakilerden hangisi P. auroginosa enfeksiyonu için hazırlayıcı bir rol oynamaz?

    a. Kistik fibrozis
    b. Kateterizasyon
    c. Ağır yanıklar
    d. Gastroenterit
    e. Immünsupresyon

    Bu soruda eğer soru dikkatsiz okunur ve soru sonundaki "rol oynamaz" bölümü "rol oynar" şeklinde algılanıverirse a. şıkkındaki Kistik fibrozis bir anda çok sıcak gelebilir ve cevap yanlış olabilir. (Cevap D)

  • Soru Sonundaki Önemli Soru Kelimensini İlk Önce Kalemle Yuvarlak İçine Alın Bu işlem sizi, yanıltmamak için garantiye almaya yarar.


  • Örnek Soru: Akut testis torsiyonu ile akut epididimoorşitin ayırıcı tanısında en yararlı tanı yöntemi hangisidir? (Nisan 2003)

    a. Doppler USG
    b. Tomografi
    c. MR
    d. Anjiografi
    e. Sintigrafi

    Böyle bir vakada İlk yapılması gereken -kolaysa- Doppler USG'dir. En kesin ayırıcı tanı metodu Sintigrafidir. FAKAT BURADA EN YARARLI TANI YÖNTEMİ SORULUYOR.

    Bu durumda en kesini ya da ilki değil en yararlıyı düşünmek gerekir ve böyle bir hasta için en önemli şey Akut testis torsiyonu varlığının ispatı ya da ekarte edilmesidir ve acil şartlarda ameliyata karar verebilmek için en yararlı tanı yöntemi Doppler USG'dir.

  • Sorunun Ne Tip Bir Soru Olduğunu Anlayın


  • Tanı sorusu mu? Ayırıcı tanı sorusu mu? Düz bilgi sorusu mu? "En" sorusu mu?... vs..

  • Soruyu Okurken Cevap İçin Önemli Kelime Ya Da Kelime Gruplarının Altını Çizin


  • Bu işlemin işinizi tahmin ettiğinizden daha fazla kolaylaştıracağını göreceksiniz. Böyle yapmakla aslında soruyu analiz ettiğinizi ve yarı yarıya doğru cevaba ulaştığınızı düşünebilirsiniz.

    Soru Cümlesindeki Her Veriyi Değerlendirin, Cevap İçin Ayırdedici Olabilecek Kritik Verileri Belirleyin.

    Kural olarak soru cümlelerinde gereksiz hiçbir veri verilmez. Sadece şaşırtmak için hiçbir bilgi soruya eklenmez. Ayrıca soruda her bilginin bir ipucu olduğunu düşünün. Hatta sorudaki bazı bilgileri hiç kullanmamışsanız kendi kendinize sorun: "Ben bu bilgiyi kullanmadım acaba cevabım mı yanlış?"

    Örnek Soru: 20-40 yaşlarında kadın sık sık hemoptizi ve enfeksiyon şikayetleriyle geliyorsa bu hastada en olası tanı hangisidir? (Eylül-98)

    a. Bronş adenomu
    b. Büllöz amfizem
    c. Pnömotorax
    d. Sarkoidoz
    e. Pulmoner emboli

    Hemoptizi en sık bronşit, bronşiektazi ve AC Ca'da görülür. Bronşit ve bronşiektazi şıklarda yoktur. AC Ca'da 20-40 yaş arası kadınlarda sık karşılaşılan bir klinik durum değildir. Sarkoidoz ise daha çok granülomatöz reaksiyonlar ve LAP ile giden ama hemoptizi yapması olağan olmayan bir hastalıktır. 20-40 yaş arası bayanların özelliği doğurgan dönem olması ve oral kontraseptiflerin sıkça kullanıldığı bir yaş grubu olması nedeniyle (ki bu iki durum venöz tromboz ve pulmoneremboli için risk faktörleridir) pulmoner emboli tanısı düşünülmesi gereken ilk tanıdır. Fakat anlatılan tablo daha çok küçük arterlerin kısmi tıkanıklığı ile seyreden bir emboli tablosudur.(Ana pulmoner embolisi bu tabloya uymaz) (Cevap E)

  • En’li Soruları İyi anlayın


  • Çoğu zaman insanlar bildikleri halde bu soruları yanlış cevaplarlar. Mesela şu üç sorunun cevabı farklı olabilir ama tek bir soruymuş gibi algılanabilir:

    AIDS'li hastada rastlanan en sık enfeksiyon etkeni?

    AIDS'li hastada rastlanan en sık viral enfeksiyon etkeni?

    AIDS'li hastada en sık ölüm sebebi?

  • Kendi Kendinize Tercüme Edin


  • Şunu sorun kendinize: "Bu soruda bana ne soruluyor?" Soruyu kendi cümlelerinizle kendinize tercüme etmeniz o soruyu doğru anladığınızın en önemli kanıtıdır.

    Örnek Soru: Karın travmalı hastalarda yapılan diagnostik periton lavaj sıvısı incelemesinde pozitif kabul edilen aşağıdaki sonuçlardan hangisi cerrahi tedavi endikasyonu değildir?

    a. Eritrosit sayısı 100.000 /mm3 den fazla olması
    b. Lökosit sayısının 500 /mm3 den fazla olması
    c. Safra varlığı
    d. Gıda partikülleri varlığı
    e. Amilaz düzeyi yüksekliği

    Açıklama; Bir çok meslektaşımız bu soruyu
    "Periton Lavaj sıvısı incelemesinde hangisi pozitivite kriteri değildir?" şeklinde algılamış yani soruyu yanlış anlamış. Oysa dikkatli bir okuma ve kendi kendine tercüme ile sorunun şöyle olduğu anlaşılacaktır: "Aşağıda; Periton Lavaj sıvısı incelemesinde hepsi pozitif olan bazı kriterler var, bunlardan hangisi cerrahi tedavi endikasyonu değildir?"

    Pozitif peritoneal lavaj kriterleri:

     Hücre sayımının >100.000 eritrosit / mm3 olması
     Beyaz küre >500/mm3 olması
     Safra, bakteri, yemek artıkları veya serum düzeyinden daha yüksek  amilaz saptanması
     Şüpheli durumlarda, lavaj sıvısında, alkalen fosfataz ve amilaz  düzeylerinin ölçümü içi
     Boş organ perforasyonunun saptanmasında yardımcı olabilir.


    Lavaj sıvısında beyaz küre sayımı intraperitoneal yaralanmanın geçerli bir göstergesi olarak düşünülmez. (Cevap B)

  • Beni Bu Soruda Nasıl Yanıltmak İstiyor Olabilirler?


  • Bu da en son kendinize sorup cevaplarını soru üzerinde işaretleyeceğiniz soru.

    Örnek Soru: İki yıl önce koroner by-pass ameliyatı geçiren 60 yaşında bir hastanın arada bir alkol aldığı, göbek çevresinde özellikle yemeklerden sonra başlayan ağrısı olduğu öğrenilmiştir. Bu ağrılardan dolayı yemek yemekten kaçınan hastanın kilo kaybı ve ishal şikayetleri vardır. Hastada fizik muayene bulgularının normal olduğu gözlenmiştir.

    Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

    a. Psödomembranöz enterokolit
    b. Kronik pankreatit
    c. Akut kolesistit
    d. Intestinal obstrüksiyon
    e. Mezenterik iskemi

    Açıklama; Bu soru Kronik pankreatit ile Mezenterik iskemi ayırıcı tanısı açısından önemli ve riskli bir soruydu. Hastanın ara ara alkol alması, kuşak tarzında karın ağrısı ve diyare varlığı yanıltmak ve kronik panreatite yönlendirmek için verilse de arının yemeklerden sonra başlaması Intestinal anjina'ya özeldir ve cevap E şıkkıdır.

    Burada ayrıca sorunun hangi branştan sorulduğuda önemlidir. Branşına göre soruya yaklaşmak doğru yapmak için gereklidir. Bu soru Cerrahi sorusu olduğu için Cerrahi mantığıyla yaklaşıldığında E şıkkına daha kolay ulaşılabilir. (Cevap E)



Site Sponsoru
© 2004-2008 GlaxoSmithKline İlaçları A.Ş.
Gizlilik Beyanı - Yasal Uyarı - Bize Ulaşın

Büyükdere Cad. 1. Levent Plaza
No:173 B Blok
34394 Levent - İstanbul
Tel : (212) 339 44 00 - 339 45 75

Bu sitedeki bilgiler, hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez.

İçerik Ortağı
TUSDATA A.Ş.

Atatürk Bulvarı No:131/7
Kızılay / ANKARA
Tel: 0312 418 00 37
Site Creation & Technology
MagiClick Digital Solutions

MagiClick Digital Solutions
Sırçacı Sok. No.18 34470
Rumelihisarı - İstanbul
Tel : (212) 257 10 48